:Ana Menü:
Ana sayfa
Yağlıdere
Derneklerimiz
Başarılarımız
İlgili Kuruluşlar
Basın Yayın
Spor
İletişim

           :Haber Kategorileri:
Genel
Türkiye
Karadeniz
Giresun
Yağlıdere

           :Resim Kategorileri:
İlçelerimiz[0]
Yaylalarımız[0]
Köylerimiz[27]
Giresun[7]

           :Yazarlar:
Halil KÜTÜK

Memleket Ve 4. Giresun Günleri
Osman CİVİL

Seyir Defteri & Sükut Denizi
Mustafa Çakır

Giresun'un Kasımı
Kıymet OCAK

Sıcak Şarap
Ahmet Tufan

Bana Adamlığı Öğretmeye Çalışanlara
Mehmet AYAZ

Yüksekokul'a Giden Yol

           :Çeşitli:
Çocuklar için

           :Anket:
Yağlıdere'de Yerel Yönetimi Nasıl Buluyorsunuz ?
Gayet Başarılı
Fikrim Yok
Başarısız

Tüm anketler
Sonuçları gör

           :Sayaç:
Bugün Giriş:48
Dün Giriş:290
Toplam Giriş:222951




 

Sevgili dostlar,

 

Güzel gün ve gecelerin içinden geçerek ramazanı şerife doğru yaklaşıyoruz.Başlangıcı neşe ortası irade  sonu hüzün olacak günler yaklaşıyor bizlere.. Kadir Gecesi ve akabinde  gelecek Fıtr Bayramı.İslam fıtratı üzerine yaratılmış olmanın farkında olarak kul olduğumuzu bilerek, bu yaratılışın karşılığını Allah cc ödememiz mümkün olmadığı için onun yaratıkları içinde en şereflisi olan insanlara fıtr'ın edası niyetiyle verdiklerimizin  kabul  olduğunu umarak bayram yaparız yoksa günümüzde ağzımıza pelesenk olan Ramazan Bayramı değil,  çünkü insan ramazan bitiyor diye bayram yapamaz olsa olsa  bu durum karşısında hüzünlenir,  ah çeker  içinden gelip geçtiği  günlerin kıymetini  hangi istidat derecesinde değerlendirmiş olduğunun hesabını yapar.Yoksa   O ki ramazan  içinde bin aydan daha hayırlı günü içinde saklıyor. Acaba neden bin aydan daha hayırlı, hiç düşündük mü "Hakikat, biz onu (Kur'anı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesini sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O'nda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle, her bir iş için iner de iner. O, tan yeri ağarıncaya kadar bir selâmdır." Bin aydan daha hayırlısı olmasının sırrı aslında surenin içinde açıklanmış. Müsaade ederseniz biraz üzerinde durmaya çalışalım. Bildiğiniz üzere müfessirlerimiz  bu gecede  Kuran-ı Kerim'in  bütün halinde arz semansına indiğini ve ayet ayet  sırası geldikçe  peygamberimize vahy olduğunu daha sonrada peygamberimiz (SAV) tarafından  bugünkü anlamada sure ve ayet sıralamasının yapıldığı biliyoruz. Bir düşünelim eğer Hazreti Kuran  Peygamberimize vahy olmasa idi  bu dünyadaki karışıklığı acaba  1000 ayda düzeltebilir miydik. Yoksa  Hakkın hak ve hakikatini insanlık 1000 yıl düşünse bulabilir miydi, tabiî ki  bulamazdı, önümüzde hak ve hakikat kitabı açık seçik her şeyi söylerken bulamıyoruz ve sapkınlığa  uğruyoruzda ya olmasaydı  insanlık ne halde olurdu bir düşünelim.Bu ay bu hakikati insanlığın hizmetine sunan Hz. Peygamberimizi  anlama ayıdır. Ona inen Kuran bugün elan kemakem  hala okuyan ve idrak eden kullar için inmekte irfaniyet  sahipleri için manası her an açılmakta hak sahipleri tarafından bu gül her an koklanmakta,  kokusunu  duymaya müstaid  kişiler sanki o an bu anmış  gibi  vahyi iliklerine kadar hissetmekte, korku ve haşyet içinde rablerinin  önünde diz çökmektedirler. Çünkü bilirler ki "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir." Bu biliş ve duyuş onları  şuna yöneltmekte kendilerinde olan gayb'ı okuma  hevesleri artmaktadır.Oku emrini anlamaya çalışmakta kendinde olanı okumaya ve bulmaya çalışmaktadırlar.Kendilerindeki arınmış, durulmuş, saflaşmış nefislerindeki kendi gayb'larını okumaya başlamaktalar, ve sonra ey mütmain olan nefs rabbin senden razı oldu sende rabbinden, haydi gir kullarımın içine cennetime" hitabını duymak için geceler boyu güneşin doğuşunu beklemektedirler. Hangi  güneş kendilerindeki hakikat güneşi tabiî ki  işte o güneş doğma dan  bayram olabilir mi, olamaz tabiî ki  ama bir kere güneş doğdumu  her gün bayram işte ondan sonra ister deli ol ister veli ol her gün bayram.İşte o andan itibaren gönül kandillerindeki elif çerağını   lam nefesi ile tutuşturmuş bizatihi mim rehberliğindeki yolculukta yolu aydınlatan ehli aşk'ın arkasında bende olmuşlardır.Bayram ola

 

Bu bende oluşun sırrı gayb'i imanlarının ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak artar yada azalır.Gayb'a iman  onlar için en değerli hazinedir ömürleri kısada olsa uzunda olsa Rabbimiz bilir ki müttaki kullarının imanı gayb'i derecede en yüksektir.Bu iman Bakara suresinin ilk ayetinde gizlidir. Elif Lam Mim Elif=Allah c.c. tarafından Lam=Cebrail vasıtasıyla Mim= Muhammed (SAV) indirilen  bu Kuran hakkı için onlar ki  " Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır".

 

Leyletü'l Kadr

 

Lugattan Kadr : İtibar, değer, kıymet, haysiyet, takdir, rızkı taksim eylemek.

İşe lügat tan başlamak iyidir. Yoksa küçüklüğümüzden beri hep duyduğumuz bu kelimenin gerçek mânâsına acaba ne kadar vâkıfız? Hep duyduk... Söyleyenler açıklamayınca, biz de yavaş yavaş zanlarımızı o kelimeye giydirmeye başladık ve kelimenin altındaki mânâyı kavrayamadık. Rahmetli Zâki Baba (kuddise sırruhu) kelimelerin ne denli önemli olduğunu, rastgele kullanılmaması gerektiğini, birbirlerinin yerine geçemeyeceklerini, konuşurken en uygun kelimeyi, en doğru yerde kullanmak gerektiğini hep söyler, bunun önemini ve ciddiyetini vurgulardı.

"Şüphesiz biz onu Kadir gecesinde indirdik."

 

Enzelnâhu; indirdik, nüzul ettirdik. Neyi? Cümlenin kabul ettiğine göre, Kur'andan bahsediliyor, ben bundan farklı bir açıklama duymadım. Kur'anın inmesi ne demek? Beşeriyetin, izafi enanîyetin bakışının ortadan kalkması, onun yerine ilâhi bakışın gelmesi... İlâhi bakış açısı; idrak, görüş, hüküm, feraset... Ve ona göre düşünmek, konuşmak, yaşamak... İnsanda yeni bir medeniyetin kurulması; putlar dinini fesh etmesi, çok tanrılılıktan tek tanrılığa geçmesi...

 

Kadir gecesinin ne olduğunu sana ne idrak ettirdi? Allah'ım, ne idrak ettirdi? Yaşanmadıkça idrak edilemez!.. Kadir gecesinin ne olduğunu idrak ettiren, kadir gecesi "geldiği" zaman bekleye görsün...

 

Gecelerce... Gece vahdettir, bunun için evvela kesret duygusunun ortadan kalkmış olması lazım, insanın vahdette kendini de kaybetmiş olması lazım, o an Kıymet gecesi olur, Kadir gecesi olur.

O an bir ömre bedel ve bin aydan hayırlıdır. Bin ay insanın ömrünü temsil eden bir ifadedir  yani bin'i on îki'ye bölersek seksen küsur sene yapıyor. İşte o Kadir gecesini yaşamak bir ömre bedeldir, hatta bütün bir ömürden hayırlıdır. Neden? Çünkü insan o geceyi yakalarsa hayat yepyeni bir anlam kazanacaktır, yani gerçek anlamını!.. Ve hakikat ışığında bir yol çizilir insanın önünde, zira daha önce yaşadıkları taklidi, bir nevi hayâli, yalan bilgilere dayalıydı.

 

Bütün müslümanlar, o geceye rastlayabilmek için yanıp tutuşurlar. Hayatı anlamlı, değerli, kıymetli kılmak için böyle bir gece'yi yaşamak gerektiğini hatırlayalım, bilelim diye her yıl bir Leyletü'l Kadr yaşanır. Neden bu hatırlatmalar yılda bir kez tekrarlanır? Çünkü yıl bir devrandır, bir süreçtir, dört mevsimin yaşandığı bir dönemdir ve bir anlamda insan hayatının simgesidir. Doğup büyümek, olgunlaşıp meyve vermek, yaşlanıp ölmek. Bunlar doğada her sene yaşanır, tekrarlanır ancak biz düşünmeyiz bile bizim de dört mevsimimiz olduğunu... Bir yıl geçti, bir ömür geçti, ne fark eder?

 

O 'mübarek' dediğimiz gece gelince bize adeta şöyle seslenir: Bir ömür geçti, bir sene geçti, bütün yıldan, bütün ömründen hayırlı olan o ânı yaşadın mı? Daha yaşamadın mı? Leyletü'l Kadr'in ne olduğunu idrak ettin mi? Leyletü'l Kadr'i idrak etmiş birini buldun mu?

 

Rablerinin izniyle, yani kulun istidadına göre (nefsini bilen, Rabbini bilir), nüzul eden melekler ve ruh, Sıfat-i ilahi ve Zat-ı ilahi artık tüm Efal'i ilahiyi düzenleyecek (min külli emr...). O geceye rastlayan kul, o vahdette gömülüp kaybolan kul o selamet içerisinde sabahı bekler.

 

O gece yapılan dualar kabul olur... Allah'ın iradesinin önünde bir engel durabilir mi? Yalnız O'nun istediği olur, dediği olur. O gece günahlar arınır, temizlenir... Kulun günah işleyecek bir zerresi kalmadıysa saf ve temiz olur.

 

Tekrarlanan gelenekler, âdetler, ritüeller ancak ve ancak hakikati sonraki nesillere aktarmak içindir.

 

Eğer geleneğin kendisi, temsil ettiği hakikatin yerine geçerse, o âdetin bir anlamı kalmaz. Tabi, bir araya gelmek, birbirini tebrik etmek, insanî güzelliklerle olumlu duygular beslemek iyidir; toplanmak, Kur'an okumak, dua etmek, iyidir. Vicdanlar rahatlar, görevimi yaptım diye, âdeti yerine getirdim diye. Âdetler istridyenîn kabuğu gibidir.

 

En mükemmel inciyi arayan, o eşsiz güzellikteki, tam yuvarlak, bembeyaz inciyi arayan dalgıç nefesini tutar, dalar derin sulara ve dipten istiridyeyi toplar. Çıkar kenara, açar istiridyeleri, ufak tefek inciler vardır, ya da hiç yoktur içinde... Olabilir... Bir daha dalar sulara. Nihayet bir gün O'nu bulur... Bilir ki artık arayış sona erdi. Peki sizce onu kenara koyup, sulara dalmaya ve başka inciler aramaya devam eder mi?

 

Sonra bakar  ki sahilde başka insanlar var ama dalıp inciyi aramaya cesaretleri yok, ya da o suyun altındaki incinin varlığından haberleri dahi yok... Onlara dalmayı öğretir, ellerinden tutarak onlarla beraber dalar. Bencil değildir o.

 

Dini, kuru âdet zinciri olmaktan Allah korusun. Meyve, kabuksuz bozulur giderse, meyvesiz kabuk da ancak ateşe atılır.

 

ŞEHR-İ RAMAZAN NEFESİ

Oruç ayı değil şehr-i ramazan

Türlü, türlü yemek yemek  ayıdır

İbadet etmeye olmuyor imkan

Zira bir eğlenmek gülmek ayıdır

Bu ayda gör nefse edilen hizmet

Başka  ayda böyle edilmez gayret

Her türlü ta'ama  olunur rağbet

Kaymaklı baklava börek ayıdır

Bu mübarek  ayda olan rezalet

Hiçbir vakit olmaz olan delalet

Herkes zevk ediyor nerde ibadet

Fazla fazla günah etmek ayıdır.

Tiyatro, hokkabaz, cambaz, pehlivan

Her nerede varsa giderler heman

Çalgılar çalınır açık her mekan

Hovardalık etmek gezmek ayıdır

Bu ahvali görüp almalı ibret

Fasıklara olsun sad hezar la'net

Teravihten sonra artar muhabbet

Sabaha dek güzel sevmek ayıdır

 

Ey harabi  bu ay günah edenler

Her zamandan fazla yemek yiyenler

Bu hal ile oruç tuttum diyenler

İnsan değil mutlak eşek ayıdır.


Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir
Yorumlar
Allah''in selami ve rahmeti uzerinize olsun. Rabbim sizi insanlarimizi aydinlatma azminden ayirmasin...
                                 seermus

           :Üye Yönetimi:

Kullanıcı adı:

Şifre:

Üye olmak istiyorum


           :Ünlüoğlu Süper Market:

           :Reklam Alanı:

           :Karagöz Metal:

           :Mekan İnşaat:

           :Kırhasanoğlu Ekmek:

           :Email grubu:

           :Haberler:

           :Saat:
     

Tüm hakları saklıdır. Yaglidere    ©ByBilişim