AŞKA ve ÖLÜME ALIŞMAK İlkler heyecan vericidir. Belirsizliğin verdiği iç sıkıntısı... Umutlar... Korkular... Alışamama duygusu... Hayatınızda kayda değer birçok ilk vardır: İlk aşk, ilk ayrılık, ilk ölüm... İlk aşık olduğunuzda içiniz hiç olmadığı kadar kıpır kıpırdır. Dünyada sizin kadar sevemez hiç kimse. Hayallerin bini bir para. Hüznünde bile huzur bulursunuz bu duygunun. Sevdiğiniz dünyanın en güzeli, en vazgeçilmezidir. ... Ondan bir şekilde ayrılmak zorunda kalırsınız. Onsuz yaşayamaya-cağınızı, hayatınızın anlamını yitirdiğinizi düşünürsünüz. Zaman geçer ve yeni hayatınıza alışırsınız. Pekala, da yaşayıp gidersiniz. Her aşkta bu duyguya kapılırsınız ama ilk aşk gibi olmaz hiçbir aşk. Şair "Her aşk, ilk aşktır." diye yalan söyler. Çünkü aşka da alışır insan. Çok sevdiğiniz bir yakınınız vefat eder. Ardında bıraktığı boşluğu dolduramazsınız ilk zamanlar. Sonra onsuzluğa da alışırsınız. Çünkü "En fazla bir yıl sürer ... ölüm acısı." . Tarık Tufan bir kitabında, babaannesinin televizyonda gösterilen her ölümden sonra, "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun." dediğini anlatır. "Allahtan geldik ve yine ona döneceğiz." Oysa biz, ölümlere öyle alıştık ki bir anlam ifade etmiyor artık bizim için seyrettiklerimiz. Alıştık ve uyuştu beyinlerimiz. Ülkeyi çalkalayan büyük hadiseler olur ve insanların artık dayanamayacağını zannedersiniz. Bal gibi de dayanırlar ve hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edip giderler. Acılara ve yıkımlara da alışır insanoğlu. Alışmasak nasıl tahammül edebilirdik bu kirli dünyaya? Bu benim sizlerle paylaştığım ilk yazım. Söylene söylene anlamını yitirmiş, bayatlamış, pörsümüş sözlerden uzak durmaya çalışacağım yazılarımda. İnsanoğlunun aşka ve ölüme bile alıştığı bu zamanda, yeni kalmak zor olsa da yeni şeyler söylemeye çalışacağım. Yazdıklarımda temcit pilavı tadı almaya başlarsanız, bilin ki kalemimi alıp çıkacağım bu yazı dünyasından. Çünkü kalmanın anlamsızlaştığı bir yerde "gitmek" en güzelidir. Gitmeyi çok iyi bilirim ben. AHMET TUFAN ( MERKEZ İLKÖGRETİM OKULU TÜRKCE ÖGRETMENİ ) |